Haberler
daha fazlası>
  • Bulgaristan’da Yaşanan Asimilasyon Sürecinde Belene Toplama Kampında Tutuklu Bulunan Mağdurlar 7 Şubat 2020 tarihinde Ankara’da İki Etkinlikle Anıldı

    Bulgaristan’ın asimilasyon politikalarının “yeniden doğuş” adı altında en yoğun ve acımasızca uygulamaya konulduğu 1984 yılında Bulgaristan Türklerinin bu sürece yönelik direncini kırmak amacıyla toplumun kanaat önderleri ve asimilasyon sürecini tehlikeye atacağı düşünülen Bulgaristan Türkleri Tuna nehri üzerindeki Belene adasında bulunan toplama kampına gönderilerek hapsedildi. Belene toplama kampı, Bulgaristan Türklerinin komünist rejim altında maruz kaldıkları mezalim ve çektikleri acı ve ıstırapların bir simgesi haline geldi. Bu mezalimlerin bir neticesi olarak 1989 yılında gerçekleştirilen Bulgaristan Türklerinin zorunlu göçünün 30. yılı vesilesiyle Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ve Türk Radyo Televizyon kurumu iş birliğinde çekilen “bin dokuz yüz seksen dokuz BELENE” isimli belgeselin galası YTB genel merkezinde gerçekleştirildi.

    Değişen rejim ve aradan geçen yıllara rağmen Bulgaristan Türkleri ve Belene mağdurlarının maruz kaldıkları haksızlıklar giderilmiş değildir. Büyük bir kısmı halen hayatta olan Belene mağdurları ile birlikte yine asimilasyon sürecine olan dirençleri nedeniyle Bulgaristan’ın farklı hapishanelerinde yatanların geriye dönük hukuki mücadeleleri halen devam etmektedir. YTB ve TRT’nin ortaklaşa düzenlediği belgesel vesilesiyle bir araya gelen Belene mağdurları, hak ve adalet arayışlarını sürdürdükleri “Balkanlarda Adalet, Haklar, Kültür ve Dayanışma Derneği – BAHAD” önderliğinde İzmir BAL-GÖÇ derneğinin de katılımıyla Türk Hukuk Kurumu merkezinde bir araya geldiler. Toplantıda Bulgaristan’da asimilasyon zorunlu göç sürecinde Belene ve diğer hapishanelerde tutuklu bulunan mağdurların hukuk mücadelelerinin hangi aşamada olduğu, yaşanılan sıkıntılar ve geleceğe yönelik stratejilerin neler olacağı değerlendirildi. İKÇÜ Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi, Coğrafya Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Beycan Hocaoğlu da EBAMER adına katıldı.

  • Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının “Dünden Bugüne Batı Trakya’da Türk Varlığı ve 29 Ocaklar” Anma Etkinliği EBAMER’in Katılımıyla 29.01.2020 tarihinde Gümülcine’de Gerçekleştirildi

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi bünyesinde çalışmalarına 2019 yılında başlayan Ege ve Balkan Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EBAMER), Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı tarafından Gümülcine (Komotini) de gerçekleştirilen “29 Ocak Toplumsal Dayanışma ve Milli Direniş Günü” anma etkinliğine katıldı. Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu tarafından organize edilen “Dünden Bugüne Batı Trakya'da Türk Varlığı ve 29 Ocaklar” başlıklı etkinlik, 29 Ocak 2020 tarihinde Gümülcine’de gerçekleştirildi. İki oturum halinde düzenlenen etkinlikte EBAMER’i temsilen İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan GÖKÇE “Tarihi Süreçte Batı Trakya’da Türk Yerleşimi” başlıklı bir sunum yaptı. EBAMER’i temsilen etkinliğe katılan tarihçi Özer HATİP de “Batı Trakya Türk Tarihinde Kitlesel Hareketler” başlıklı sunumunu paylaştı.

    Batı Trakya azınlık mensuplarının yaşadığı Gümülcine, İskeçe (Ksanthi) ve Dedeağaç (Aleksanproupoli)’dan yoğun katılımın olduğu etkinliğe Türkiye'nin Gümülcine Başkonsolosu Murat ÖMEROĞLU, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan GÖKÇE, BTTADK Başkanı ve Gümülcine seçilmiş Müftüsü İbrahim ŞERİF, İskeçe seçilmiş müftüsü Ahmet METE, Dostluk Eşitlik Barış Partisi (DEB) Başkanı Çiğdem ASAFOĞLU, Değişim Partisi (KİNAL) İskeçe milletvekili Burhan BARAN, Doğu Makedonya Trakya Eyalet Başkan Yardımcısı Ahmet İBRAM, eyalet meclis üyeleri Tarkan MULTAZA ve Cihan İMAMOĞLU, Kozlukepir (Arriana) Belediye Başkanı Rıdvan AHMET, Mustafçova (Myki) Belediye Başkanı Rıdvan DELİHÜSEYİN, Yassıköy (İasmos) Belediye Başkanı Önder MÜMİN, Batı Trakya Azınlığı Kültür ve Eğitim Şirketi (BAKEŞ) Genel Başkanı Hüseyin BOSTANCI, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Sedat HASAN, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Aydın AHMET, BİHLİMDER Başkanı Mehmet EMİN, Güney Meriç Eğitim Kültür Derneği Başkanı Bekir MUSTAFAOĞLU, Batı Trakya Camileri Din Görevlileri Derneği Başkanı Sadık SADIK ve azınlığın çeşitli temsilcileri katıldı.

    Bilindiği gibi Türklerin Balkanlara yerleşmesi 1361 senesinde Edirne’nin fethi ile hızlanmış ve 19. yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı Devleti Balkanlar’daki çok unsurlu toplulukları çağın ihtiyaçlarına göre uyum içerisinde yaşatmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlardan çekilmesinden sonra bölgede yaşayan Müslüman Türk nüfus çoğunlukla Anadolu’ya göç etmiş veya yeni kurulan Balkan devletleri içerisinde azınlık olarak yaşamaya devam etmiştir. Batı Trakya ise ilk kez 1919 yılında Yunanistan topraklarına dâhil olmuş ve burada yaşayan Müslüman Türkler 1923 Lozan Antlaşması ile resmi azınlık olarak kabul edilmiştir. 1923 yılından bu yana Yunanistan dâhilinde bir azınlık topluluğu olarak yaşamlarını sürdürmeye çalışan Türkler, ulusal ve uluslararası anlaşmalarla kendilerine sağlanan hakları kullanabilme noktasında çoğu kez Yunanistan yönetimleri ile karşı karşıya gelmiştir. 29 Ocak 1988 tarihi de Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı için verilmeyen haklarını dünyaya duyurmak üzere gerçekleştirdiği demokratik bir eylem günü olmuştur. Direniş eyleminden iki yıl sonra, 29 Ocak 1990’da ise bu eylemi anmak isteyen Batı Trakya Türklerine Yunanistan’da yaşayan bazı fanatik ve ırkçı gruplar tarafından geniş çaplı saldırılar düzenlenmiştir. Türk iş yerlerine yapılan bu saldırılar sonucunda çok sayıda Türk işyeri tahrip ve yağma edilip dönemin İskeçe müftüsü başta olmak üzere bazı azınlık bireyleri şiddete maruz kalmıştır. Batı Trakya Türkleri 32 yıldır 29 Ocakları “Toplumsal Dayanışma ve Milli Direniş Günü” olarak adlandırmakta ve anmaktadırlar.

  • “30. Yılında Bulgaristan’dan Türkiye’ye ZORUNLU GÖÇ” Uluslararası Sempozyumu 18-19 Ekim 2019 Tarihinde İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonunda Gerçekleştirildi.

     

    İKÇÜ Ege ve Balkan Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EBAMER) tarafından Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesindeki Türk Tarih Kurumu’nun desteğiyle yapılan ve iki gün süren sempozyumu, İzmir Vali Yardımcısı Ahmet Ali BARIŞ, Çiğli Kaymakamı Kaya ÇITAK, Bulgaristan Başmüftüsü Dr. Mustafa Hacı ALİŞ, İzmir İl Müftü Yardımcısı Mehmet ÇOBAN, çok sayıda akademisyen ile STK temsilcileri takip etti. Sempozyumun açış konuşmasını Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan GÖKÇE yaptı. Yaklaşık üç yüz elli bin Türkü yerinden, yurdundan ayrılmak zorunda bırakan 89’ Göçünün her yönden anlaşılması amacında olduklarını belirten Gökçe: “Balkanların makûs talihi, tüm göçlerde olduğu gibi acı, gözyaşı, trajediden oluşmaktadır” diye konuştu. Prof. Dr. Gökçe, “Kültüründen, dilinden, bütün medeniyet değerlerinden, isimlerinden, kimliklerinden koparılmaya çalışılan Bulgaristan Türklerinin yaklaşık üç yüz yıldır yaşadığı göç zincirinin trajik halkalarından birinin, tüm boyutlarını ortaya konulmasını sağlayacak bir program oluşturduk, göç öncesi, süreci ve sonrasında yaşanılanları ve çözümlerini sergileyecek bildiriler seçtik” dedi. Prof. Dr. Gökçe ayrıca İKÇÜ akademisyenlerince yürütülen Balkan çalışmalarını sistematik bir şekilde sürdürmek ve daimî hale getirmek için Ege ve Balkan Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi'ni (EBAMER) kurduklarını sözlerine ekledi. Sempozyumun açılışında konuşan İKÇÜ Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Beycan HOCAOĞLU, Bulgaristan göçmenlerinin bir vatan kaybetmenin bilinciyle geldikleri Türkiye'yi daha çok sahiplendiklerini, bunun sosyal ve ekonomik olarak entegrasyonu kolaylaştırdığını vurguladı. Hocaoğlu, bu göçün neden olduğu sorunların halen göçmenlerin emeklilik ve oy kullanma haklarıyla ilgili tartışmalarda kendisini gösterdiğine de işaret etti.

    Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Turan GÖKÇE'nin yönetimindeki ilk oturum, Prof. Dr. Nedim İPEK ve Prof. Dr. Ömer TURAN’ın konuşmacı olarak yer aldığı, "Rumeli'den Anadolu'ya Göç ve İskân" paneli ile başladı. Göç sürecinde yaşanan zorlukların ve göçün her iki toplum üzerinde oluşturduğu değişimin irdelendiği oturumlarda, Bulgar kamuoyunun zorunlu göçe dair yaklaşımı, çifte vatandaşlık, kültürel ve dini kimliklerin korunması ve Bulgaristan'daki taşınmazların durumu gibi geçmişten bugüne devam eden meseleler de ele alındı.

    Dünyanın çeşitli ülkelerinden akademisyenlerin bildirileri ile iki gün süren sempozyumda göç öncesi, göç sonrası ve göçün yansımaları başlıkları altında 1989 Bulgaristan’dan Türkiye’ye gerçekleşen zorunlu göçün siyasal, sosyal, ekonomik ve beşerî yönleri tartışıldı.

    Sempozyumda ayrıca İKÇÜ Medya ve İletişim Bölümü tarafından yapılan, Bulgaristan’dan göçe zorlananların o dönemde yaşadıklarının ve göç sürecindeki sorunların aktarıldığı, “89 Yazı” adlı belgesel gösterimi yapıldı ve İKÇÜ Müzik Bölümü Öğr. Gör. Mücahit Yalçın ÖZTÜFEKÇİ'nin balkan ezgilerinden oluşan müzik dinletisi gerçekleştirildi.




Başa Dön