Yunus Emre’nin Eserleri Başka Dillere Çevrilmeli

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Ege ve Balkan Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EBAMER) tarafından düzenlenen Yunus Emre'nin Düşünce Dünyası ve Balkanlar adlı program çevrimiçi olarak yapıldı. 

Cumhurbaşkanlığı tarafından 2021 yılının "Yunus Emre ve Türkçe Yılı" ilan edilmesi üzerine İKÇü tarafından planlanan bir dizi etkinliğin ilki, İKÇÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ünal Şenel'in moderatörlüğünü yaptığı "Yunus Emre'nin Düşünce Dünyası ve Balkanlar" adlı program ile başladı. Açılış konuşmasını İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse'nin yaptığı programa konuşmacı olarak Makedonya Uluslararası Vizyon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fadıl Hoca katıldı. Çok sayıda izleyicinin çevrimiçi takip ettiği programın açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, dünyada bir vicdan krizi yaşandığını ve Yunus'un öğretilerinin yol gösterici olacağını söyledi. Rektör Köse: "Edebiyatımızın ve özellikle tasavvuf edebiyatımızın bir değeri olan, gönül dünyamıza basit, yalın ve sade bir şekilde dokunan duygularımızın tercümanı Yunus Emre, Anadolu irfanını mayalamıştır. Onun öğretisini hakim kılmak, vicdan krizinin yaşandığı dünyada tüm insanlığa yol gösterici olacaktır. Önemli olanın Yunus'un mesajını dünyaya ulaştırabilmek, anlatabilmektir. Kendi gönül coğrafyamızdan başlayarak bu mesajların iletilmesinde 2021 yılının Yunus Emre Yılı ilan edilmesinin vesile olmasını diliyor, emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Programa katılan Sayın Rektörümüz Fadıl Hocamıza en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Verimli bereketli ve etkisi yüksek bir program diliyorum" dedi.  

Evlâd-ı Fâtihân diyarından Mustafa Kemal'in baba yurdundan selamlar olsun diyerek sözlerine başlayan Makedonya Uluslararası Vizyon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fadıl Hoca, Yunus Emre'yi bir okyanus olarak değerlendirmek gerektiğini ifade etti. Yunus'u anlatmak için çok esere ihtiyaç olduğunu söyleyen Prof. Hoca: "Bize biçilen tertip ve imkanlarımız dahilinde Yunus Emre'nin Balkanlardaki etkileri felsefi, dil, hoşgörü konusunda anlatmaya çalışıyoruz. Balkanlarda Yunus Emre'nin anılması, tanıtılması ve sevilmesi 1991 yıllarında yoğunlukla başladığını söylemem lazım. Nitekim o zamanlarda Yunus Emre ile merhum Türk kökenli şairimiz İlhami Emin tarafından Yunus Emre'nin şiirlerinin bir bölümü Makedoncaya tercüme edildi. Bu şekilde 91 yılından itibaren Yunus Emre tüm dünyada olduğu gibi Balkan dünyasında da tanınmaya başlandı. Bundan tam 30 yıl sonra 2021 yılının Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından Yunus Emre ve Türkçe yılı olarak ilan edilmesi, bizi ziyadesiyle memnun etti. Kanaatimce bu yılı dolu dolu geçirmemiz, ama esas Yunus Emre'nin şiirlerinin tercümesi için bir seferberlik başlatmamız gerekiyor. Tam manasıyla bütün dünya dillerine daha lüks baskılarla daha geniş kapsamlı bilgilerle ve yeni yaklaşımlarla donatarak bu yayınları tüm dünyaya yaymak zorundayız. Biz Balkanlarda ve Batı Avrupa’da yapılan değişik etkinliklerde anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti'ni temsilen Yunus Emre ile ilgili çok az kitap görüyoruz. Bu bizim he tarihimize hem Yunus Emre'ye borcumuz" dedi. Son yıllarda dini ve dili değiştirmeye yönelik çabaların Balkanlarda arttığını söyleyen Rektör Prof. Dr. Fadıl Hoca, bu 2021 yılı içinde Yunus Emre aracılığıyla dile ve dine sahip çıkma olanağının ortaya çıkacağına inandığını vurguladı. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinin ateşini yaktığı Yunus Emre ile Balkan coğrafyasını birleştirme çabalarının artmasına ihtiyaç olduğunu söyleyen Hoca: "Biz Balkanlarda yaşayan Rumeli Türkleri olarak Yunusumuzun Türkçesini 100 yıldır ana ülkemizden uzakta değişik baskılar altında kalmamıza rağmen, komünizm dönemini yaşamamıza rağmen, asla terk etmedik. Dinimizden ve dilimizden taviz vermedik. Dolayısıyla bu Türkçemizi günümüze kadar koruyarak ve bunu bir adım daha ileriye götürerek Balkanlarda Yunusumuzun Türkçesine akademik boyutta sahip çıkmak için bir teşebbüste bulunduk. Makedonya Cumhuriyeti Bakanlar Kurulunun oy birliği kararı ile ve anayasal haklarımız çerçevesinde biz Balkanlarda Türkiye Türkçesi ile eğitim verecek olan bir üniversite kurmaya muvaffak olduk. Bu Türk Kültürü, Türk Dili ve genel olarak Türk dünyası açısından son derece önemli bir hadise olduğu kanaatindeyiz. Üniversite olarak içinde bulunduğumuz yılı biz de Yunus'u anlatma çabalarına yoğunlaştıracağız" dedi.  

İlgili Resimler


Menüyü Kapat